Bağımsız Sağlık Sen Genel Merkezi

İzmir 2. Cad. Turtes İşhanı No:34 Kat:4
Kızılay/ANKARA
Tel   (0.312) 419 29 52-53
Faks (0.312) 419 29 54

Üye Girişi

         Login

Skip Navigation LinksAna Sayfa > GENEL BAŞKANDAN

 

SAĞLIK ÇALIŞANI
KORUNAMIYOR...

Ülkemiz 1988 yılından bu yana ilk kez üst üste 7 yıl cari açık veriyor. Cari açık büyüdükçe ülke ekonomisi açısından sorunlar büyüyor. 2008 yılında 2002 yılının 80 katı artan cari açık, işsizlik ve kayıt dışı ekonomi en önemli sorunlar. Bunlara çare bulunması gerekirken Devlet Bakanı Şimşek emeklilik sisteminde dünyaya göre cömert olduğumuzu, bir çok ülkede kalmadığından, bizim de kıdem tazminatını kaldırmamız yolunda adımlar atmamızı söylüyor.


Satın alma gücü paritesine göre kişi başı değer endeksinde 35 Avrupa ülkesi arasında ülkemiz 30. sırada yer aldı. AB ortalamasının 100 olduğu endekste 276 puanla Lüksemburg birinci, 22 puanla Arnavutluk sonuncu, biz 42 puanla ortalamanın çok altındayız.


Kuraklık aldı başını gidiyor, dereler, yeraltı suları kurudu, toprak çatlıyor. 2013 yılında 164 bin ton et açığımızın olacağı açıklandı. Dünyada et üretimi artarken bizde azalıyor. Sahip oldukları mal varlığı 1 milyon doları aşan zengin sayımız bir yılda %18 artışla 50 bin kişiye ulaşmış, yani 1 yılda 8 bin yeni zengin yaratmışız. İmalat sanayimiz son 10 yılda %44 büyürken, artış gittikçe yavaşlıyor. Artış sadece motorlu kara taşıtlar üretiminde, 2002 yılında hastanelere aylık 13 milyon başvuru yapılırken, 2007 yılında bu rakam 35 milyonu aştı. Türk halkı hastane korkusunu yendi herhalde? Sağlık giderleri de her yıl bir önceki yıla göre artmaya devam ediyor. Dünyada futbolun başı FIFA'da 300 ihtilaflı transfer dosyası varmış, bunun 150'si Türkiye'denmiş.


Bütün bu rakamlar aslında büyük bir çelişkiler yumağının ortasında yaşadığımızı, ülkemizin tam tutum karmaşaları ülkesi olduğunu ortaya koyuyor. Keneyle mücadele eden sağlık çalışanları canları pahasına hayatlar kurtarmaya çalışıyor. Oysa bu mücadelenin daha kaynağında tarımla, hayvancılıkla ve ormancılıkla ilgili bakanlıklarca ve birimlerce yapılması gerekiyor. Üstelik bu mücadeleyi sürdüren sağlık çalışanlarının ne yazık ki teknik donanımları da yeterli değil. Ellerindeki imkanları kullanarak hayatları kurtarmaya çalışıyorlar. Ve ne yazık ki gazetelerde kene ısırıklarına müdahale eden sağlık çalışanlarının virüslere maruz kaldığı haberleri sıklıkla yer alıyor.


Sağlık çalışanınızın hizmet üretme ortamlarındaki koşullarını sağlıklı bir seviyeye yükseltemezseniz vatandaşa kaliteli sağlık hizmeti sunmanız beklenemez. Nitekim hastane virüsleri nedeniyle canlarını yitiren minicik yavrularımız kadar belki hamile olan sağlık çalışanlarımız da hergün bu tehlikeli ortamları soluyor ve bu sağlıksız koşullarda bebekleri yaşatmaya çalışıyor.


İşte bütün bu çelişkiler bir araya geldiğinde, aldığı ücretle geçimini temin edemediği için sağlıksız beslenen, sağlıksız ortamlarda yaşamını sürdürmek zorunda kalan sağlık çalışanlarımız bir de sağlıksız hastane koşullarında canla başla sağlık hizmeti üretmeye, hasta insanlarımıza sağlık dağıtmaya çalışıyorlar.


Kısılan ödenekler ve taşerona devredilen yan hizmetler yüzünden kısılan kadrolar ve sonuçta ortaya çıkan sağlıksız bir sağlık hizmeti sektörü. Bunun yanı sıra giderek güçlenen ve Sosyal Güvenlik Kurumlarının sağlık harcamalarındaki payını, bir yılda üçe katlayan özel sağlık kuruluşları parası olana sağlık hizmeti sunmanın rahatlığını yaşıyor. Kamu sağlık kuruluşlarında ise kıt imkanlarla sınırlı sağlık üniteleriyle hizmet verilmeye çalışılıyor. Nüfusu 12 milyonu aşan en büyük metropol şehirde yeni açılan sağlık kuruluşlarının sadece özel kuruluşlar olması da bir çelişkidir. Vatandaşınıza sağlık hizmeti sunmanız gerekirken bu hizmeti özel sağlık kuruluşlarının üzerine bırakmak da sosyal devletin koruyucu misyonunun bir tarafa bırakması anlamına gelmektedir. Anayasamızın emrettiği sosyal devlet gerçekleşmezse sorunlarımız bitmez.


Sağlıklı sağlık politikaları üretilebilmesi için öncelikle, ülkenin refahından tüm üreten kesimlerin ve sağlık çalışanlarının pay almasını temin etmelisiniz. Ardından sağlıklı ve ödenek kısıntısı olmayan hizmet birimleri oluşturursunuz. Yeterli kadroları yetiştirir ve bu kuruluşlarda görev yapabilmelerini temin edersiniz. Ayrıca sağlık hizmetlerinin kalitesini artırmak için sağlık çalışanlarının örgütlü olduğu kuruluşların görüş ve önerilerini dinlersiniz ki bu sizi daha sağlıklı sağlık politikaları üretmeye yönlendirir. Bunları sağlayamadığınız takdirde sağlık hizmetlerini sadece kar amacı güden özel sağlık kuruluşlarına teslim edersiniz. İşte bu tam bir felaket olur.

 


Doviz Bilgileri
AMERİKAN DOLARI
Alış: 1.5325
Satış: 1.5399
EURO
Alış: 2.0806
Satış: 2.0906
Kaynak: T.C.M.B.